KBB • BİLGİ
01 Bilgilendirici İçerik Prof. Dr. Raşit Midilli
Ağız Boşluğu • Korunma • Erken Tanı

Ağız kanserleri; dudak, dilin ağız içerisinde kalan bölümü, diş etleri, yanak mukozası, ağız tabanı ve sert damak gibi oral kavite dokularından gelişebilen kötü huylu tümörlerdir.

Ağız kanserlerinin tamamını önlemek mümkün değildir. Bununla birlikte tütün kullanımından uzak durmak, alkol tüketimini azaltmak, ağız-diş sağlığına dikkat etmek ve iyileşmeyen ağız içi değişikliklerini erken değerlendirmek hastalık riskinin azaltılması ve erken tanı açısından önem taşır.

Kısaca: Ağız kanserinden korunmada en önemli adımlardan biri tütün ürünlerini kullanmamaktır. Yoğun alkol tüketimi, özellikle tütünle birlikte olduğunda riski daha da artırır. Geçmeyen ağız yaraları, kırmızı veya beyaz plaklar ve açıklanamayan kitleler erken değerlendirilmelidir.

Ağız Kanseri Nedir?

“Ağız kanseri” veya oral kavite kanseri, ağız boşluğunun farklı bölgelerinden gelişen malign tümörleri ifade eder.

Ağız boşluğu; dudakların iç yüzü, yanak mukozası, diş etleri, ağız tabanı, sert damak ve dilin ağız içerisinde kalan ön bölümünü kapsar.

Ağız kanseri ile orofarenks kanseri aynı şey değildir. Tonsiller ve dil kökü gibi daha geride bulunan yapılar orofarenks içerisinde değerlendirilir. Bu ayrım özellikle HPV'nin rolünü değerlendirirken önemlidir.

Ağız Kanserlerinden Nasıl Korunabiliriz?

Hiçbir yöntem ağız kanserini yüzde 100 önleyemez. Ancak bazı değiştirilebilir risk faktörlerinin ortadan kaldırılması hastalık riskini belirgin ölçüde azaltabilir.

Tütün Kullanmayın Sigara, puro, pipo ve dumansız tütün ürünleri ağız ve baş-boyun kanseri riskini artırır.
Alkolü Sınırlayın Risk tüketilen alkol miktarı arttıkça yükselir; tütün ve yoğun alkol birlikteliği özellikle önemlidir.
Ağız ve Diş Sağlığını Koruyun Düzenli diş bakımı, ağız hijyeni ve diş hekimi kontrolleri ağız sağlığı açısından önemlidir.
Uygunsuz Protezi Düzelttirin Vuran veya yara oluşturan protez ve keskin diş yüzeyleri düzeltilmeli; oluşan yara takip edilmelidir.
HPV'den Korunmayı Önemseyin HPV aşısı yüksek riskli HPV tiplerine bağlı enfeksiyonların önemli bölümünü önleyebilir.
Ağız İçindeki Değişiklikleri İzleyin Geçmeyen yara, kitle veya renk değişikliği erken değerlendirilmelidir.

Sigara Ağız Kanseri Riskini Artırır mı?

Evet. Tütün kullanımı ağız boşluğu ve diğer baş-boyun kanserleri için en iyi tanımlanmış değiştirilebilir risk faktörlerinden biridir.

Risk yalnız klasik sigarayla sınırlı değildir. Puro, pipo ve dumansız tütün ürünleri de kanserojen maddelere maruziyet oluşturabilir.

Tütünün kullanım süresi ve miktarı arttıkça risk de genel olarak artar. Tütün kullanımının bırakılması ise zaman içerisinde ağız ve baş-boyun kanseri riskini azaltır.

“Dumansız” tütün zararsız anlamına gelmez. Çiğneme tütünü ve diğer oral tütün ürünleri de ağız boşluğu kanseri açısından risk oluşturabilir.

Alkol Ağız Kanseri Riskini Artırır mı?

Alkol tüketimi ağız boşluğu ve diğer baş-boyun kanserleri için bağımsız bir risk faktörüdür.

Genel olarak tüketim miktarı arttıkça risk yükselir.

Tütün ve yoğun alkolün birlikte kullanılması özellikle önemlidir. İki risk faktörünün bir arada bulunması ağız ve baş-boyun kanseri riskini yalnız tek bir risk faktörünün bulunmasına göre çok daha fazla artırabilir.

Kötü Ağız Hijyeni Ağız Kanserine Neden Olur mu?

Ağız ve diş sağlığının kötü olması ile oral kanser riski arasında ilişki bildiren çalışmalar vardır. Ancak bu ilişki sigara ve alkolde olduğu kadar açık ve doğrudan kurulmuş değildir.

Diş eti hastalıkları, eksik veya çürük dişler, ağız içindeki enfeksiyonlar ve kötü hijyen aynı zamanda tütün ve alkol kullanımı gibi başka risk faktörleriyle de birlikte bulunabilir.

Buna rağmen düzenli diş fırçalama, diş arası temizliği, diş hekimi kontrolleri ve ağız içindeki yaraların nedeninin düzeltilmesi genel ağız sağlığının önemli parçalarıdır.

Protez Dişler Ağız Kanseri Yapar mı?

Kısa yanıt: Protez diş kullanımının tek başına ağız kanserine neden olduğu gösterilmiş değildir.

İyi oturmayan protezler ağız mukozasında sürtünme, yara ve kronik rahatsızlık oluşturabilir.

Böyle bir durumda protezin düzeltilmesi gerekir. Ancak “protez vuruyorsa kanser yapar” şeklinde doğrudan bir nedensellik kurulması güncel bilimsel kanıtlarla desteklenmez.

Benzer şekilde keskin kırık diş veya dolgu kenarı ağız mukozasını sürekli travmatize ediyorsa düzeltilmeli ve oluşmuş yaranın iyileşip iyileşmediği izlenmelidir.

Travma nedeni giderildiği halde yara devam ediyorsa değerlendirme önemlidir. Çünkü kanserli bir lezyon bazen başlangıçta yalnız protez veya diş travmasına bağlı yara gibi görünebilir.

HPV Ağız Kanserine Neden Olur mu?

İnsan papilloma virüsü yani HPV bazı baş-boyun kanserlerinin gelişiminde rol oynayabilir.

Ancak burada ağız boşluğu ile orofarenksi birbirinden ayırmak gerekir.

Oral Kavite Dudak, yanak, ağız tabanı, ön dil, diş eti ve sert damak gibi bölgeleri kapsar. HPV bazı vakalarla ilişkili olabilir ancak temel risk faktörleri arasında tütün ve alkol öne çıkar.
Orofarenks Tonsiller ve dil kökü başta olmak üzere boğazın orta bölümünü kapsar. HPV-16 bu bölgedeki kanserlerin önemli ve yerleşik nedenlerinden biridir.
Son yıllardaki HPV ilişkili baş-boyun kanseri artışının önemli bölümü orofarenks kanserlerinden kaynaklanmaktadır. Bu artışı doğrudan “ağız içi kanserlerinde HPV sigaradan daha önemli hale geldi” şeklinde yorumlamak doğru değildir.

HPV aşısının rolü nedir?

HPV aşısı HPV-16 ve HPV-18 dahil yüksek riskli HPV tiplerine bağlı enfeksiyonların önemli bölümünü önleyebilir.

HPV enfeksiyonunun azaltılması, özellikle HPV ilişkili kanserlerden korunma açısından önemlidir.

Ağız İçinde Siğil Benzeri Lezyon Görülürse Ne Yapılmalı?

Ağız içerisinde papillomatöz veya siğil benzeri görünümde çeşitli benign lezyonlar gelişebilir.

Her siğil benzeri lezyon kanser değildir ve her HPV enfeksiyonu maligniteye dönüşmez.

Ancak yeni gelişen, büyüyen, tekrarlayan veya tanısı net olmayan lezyonların muayene edilmesi uygundur.

“Ağızdaki her HPV lezyonu kansere dönüşmeden çıkarılmalıdır” şeklinde genel bir kural yoktur. Tedavi kararı lezyonun görünümü, yeri, büyüklüğü ve klinik tanısına göre verilir; gerektiğinde biyopsiyle tanı doğrulanabilir.

Ağız İçindeki Beyaz veya Kırmızı Lekeler Neden Önemlidir?

Ağız mukozasında çok sayıda benign nedenle beyaz veya kırmızı alan gelişebilir.

Ancak açıklanamayan ve kalıcı bazı beyaz veya kırmızı plaklar oral potansiyel malign bozukluklar kapsamında değerlendirilebilir.

Lökoplaki Başka bir hastalıkla açıklanamayan kalıcı beyaz plakları tanımlamak için kullanılan klinik bir terimdir. Her lökoplaki kanser değildir ancak değerlendirme gerektirir.
Eritroplaki Başka bir nedenle açıklanamayan kırmızı mukozal plaklardır. Displazi veya malignite olasılığı lökoplakiye göre daha yüksek olabilir.
Beyaz leke = kanser demek değildir. Mantar enfeksiyonları, travma, liken planus ve başka hastalıklar da beyaz lezyon oluşturabilir. Kalıcı lezyonlarda klinik değerlendirme ve gerektiğinde biyopsi yapılır.

Ağız Kanserinin Erken Belirtileri Nelerdir?

İyileşmeyen Ağız Yarası Haftalar içerisinde iyileşmeyen ülser veya yara değerlendirilmelidir.
Beyaz veya Kırmızı Plak Nedeni açıklanamayan kalıcı mukozal renk değişiklikleri önemli olabilir.
Ağız İçinde Kitle Dil, ağız tabanı, dudak veya yanakta yeni gelişen sertlik veya şişlik değerlendirilmelidir.
Açıklanamayan Kanama Travma olmadan tekrarlayan ağız içi kanama araştırılmalıdır.
Uyuşukluk Dil, dudak veya ağız içerisinde yeni gelişen açıklanamayan duyu değişikliği önemli olabilir.
Yutma veya Çiğneme Güçlüğü Devam eden çiğneme, dil hareketi veya yutma problemleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Ağız İçindeki Yara Kaç Gün Geçmezse Önemlidir?

Isırma, sıcak yiyecek, aft veya başka basit nedenlerle oluşan ağız yaralarının önemli bölümü kısa sürede iyileşir.

Buna karşılık nedeni açıklanamayan, yaklaşık 2–3 hafta içinde iyileşmeyen ağız yarasının değerlendirilmesi uygundur.

Özellikle şu özelliklerde değerlendirme bekletilmemelidir:
  • Yaranın giderek büyümesi,
  • Sert tabanlı veya düzensiz kenarlı olması,
  • Kendiliğinden kanaması,
  • Aynı bölgede sürekli tekrarlaması,
  • Dil hareketinde kısıtlılık oluşturması,
  • Boyunda kitleyle birlikte bulunması,
  • Açıklanamayan kilo kaybı,
  • Tütün veya yoğun alkol kullanım öyküsüyle birlikte olması.

Ağız İçindeki Geçmeyen Yaraya Hangi Doktor Bakar?

İlk değerlendirme lezyonun bulunduğu bölgeye ve sağlık sistemine göre diş hekimi, ağız-diş-çene cerrahisi veya Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından yapılabilir.

Baş-boyun bölgesinin diğer yapılarıyla ilişkili şüphe bulunuyorsa KBB değerlendirmesinde ağız boşluğuyla birlikte boğaz, dil kökü, boyun lenf nodları ve gerektiğinde endoskopla görülebilen diğer bölgeler de incelenebilir.

Kesin tanı gereken şüpheli lezyonlarda uygun bölgeden biyopsi alınarak histopatolojik inceleme yapılır.

Ağız İçini Düzenli Kontrol Etmek Yararlı mı?

Düzenli ağız ve diş kontrolleri ağız sağlığının korunması açısından yararlıdır.

Kişinin zaman zaman dil, dudak, diş eti ve ağız mukozasında yeni gelişen belirgin bir yara, şişlik veya renk değişikliği olup olmadığını fark etmesi de erken başvuruyu sağlayabilir.

Kendi kendine kontrol, profesyonel muayenenin yerine geçmez. Erken ağız kanserleri bazen ağrısız olabilir ve kişinin fark etmediği bölgelerde gelişebilir.

İzmir'de Geçmeyen Ağız İçi Lezyonları Nasıl Değerlendirilir?

Ağız içerisinde iyileşmeyen yara, açıklanamayan beyaz veya kırmızı plak, dilde kitle ya da başka kalıcı bir değişiklik bulunduğunda lezyonun nedeni klinik olarak değerlendirilmelidir.

Prof. Dr. Raşit Midilli tarafından yapılabilecek KBB ve baş-boyun değerlendirmesinde ağız boşluğu, dil, ağız tabanı, tonsiller, orofarenks ve boyun yapıları birlikte incelenebilir.

Şüpheli bir lezyon bulunduğunda yalnız görüntüsüne bakarak kesin tanı konulmaz. Lezyonun özelliklerine göre takip, ek inceleme veya biyopsi ve histopatolojik değerlendirme gerekebilir.

Sonuç: Ağız Kanserinden Korunmada En Önemli Adımlar Nelerdir?

  • Sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmamak,
  • Alkol tüketimini azaltmak veya kullanmamak,
  • Özellikle tütün ve yoğun alkol birlikteliğinden kaçınmak,
  • Ağız ve diş sağlığını korumak,
  • Vuran protez, kırık diş veya kronik travma kaynaklarını düzeltmek,
  • Uygun yaş ve koşullarda HPV aşısı konusunda güncel önerileri dikkate almak,
  • Geçmeyen ağız yaralarını ve kalıcı beyaz-kırmızı lezyonları ihmal etmemek.

Risk faktörlerinden uzak durmak riski azaltabilir ancak hiçbir önlem ağız kanserini tamamen engellemez.

Bu nedenle korunma kadar şüpheli bir değişikliğin erken fark edilmesi ve değerlendirilmesi de önemlidir.

Ağız içinde iyileşmeyen bir yara veya şüpheli lezyon mu var?

Prof. Dr. Raşit Midilli'nin iletişim ve muayene bilgilerine ulaşabilirsiniz.

İletişim →
RM
i
Tıbbi Bilgilendirme

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gereklidir.